ÖLÜM BİREYSEL BİR GİDİŞTİR. AMA GERİDE KALANLARA FACİADIR.

 

Son haftalardaki her sabahımdan farklı olarak sigara içmek istedi canım. 2-3 arkadaşımla plazanın kafesinde keyifle sohbet edip, Cezayir’e ya da Irak’a tatile gitmekten bahsediyorduk. Savaş bölgelerinde fotoğraf çekmenin arzusunu yaplaşıyordum onlarla. Kızlar da solaryumdan bahsediyorlardı. Daha sonra şirkete çıkıp, kahvaltı etmek için çayımı aldım. Masa geldim. Yan bilgisayardaki arkadaşım “Soma nerde ya” diye sorunca, “ya ezbere bilmem de Manisa-Soma dile daha kolay geliyor. Sanırım Manisa da olmalı” dedim.

Bir insan öldüğünde sadece bir beden ve ruh eksilmez dünyadan. Bir insanın umudu ve hayalleri ve de başka insanların ölen insana bağlanmış umut ve hayalleri yıkılır, kaybolur, ölür. Çocukları öksüz ya da yetim kalır ya da hiç doğmamıştır çocukları. Bir küçük çocuğun babasıyla Pazar günü uçurtma uçurma hayali ölür, üç tekerlekli bisiklet artık karne hediyesi olmaz. Babasının kırkı vardır o gün, karne heyecanı bile olmaz. Bir kadının kocası ölmüştür, akşam ona yapacağı yemeğin tuzu, akşam yatağını ısıtacak bedeni, çok sevmekten doğacak çocukları ölür. 205 maden işçisinin ölümü 205 bedeni toprağa kavuşturabilir ama arkalarındaki yıkım binlercedir.

205 umut ölmüştür artık. Şans oyunları kuponlarına bağlanmış “yırtma” umutları silinir, torun okşama umutları, dikilecek bir evin hayali ölmüştür. Daha da beteri “vardiya sonrası eve gideyim de anama bir uğrayayım” hayali yoktur artık.

Dünyanın en zor mesleğidir madencilik. Ve her ne kadar da her boku çok bilsek de, arada denetim gerektirir bazı işler, mesela hiç olmasın da madencilik gibi olsun. 20 katlı plazanın devlet tarafından denetlenmeye çok ihtiyacı yoktur ama maden ocaklarının vardır. İşçilerin can, mal, hayal ve umut güvenliğinin sağlanmaya her daim ihtiyaç vardır. Çünkü onlar olmadan bu dünyada kimse yaşayamaz. Sırf buna saygıdan, hürmetten işçileri hor görmeden önce şükranla görmek gerekir.

1 Mayıs İşçi Bayramıdır. Geldi ve geçti hayatımızdan. Taksim yasaklandı, sınır tedbirlerinden daha ağır korunma şartları altında işçilerin elleriyle yaptıkları bir meydan işçilerden, emekçilerden, öğrencilerden, gençlerden, halktan saklandı ve esirgendi. Ego büyük problem. Benim de egom var, ama benimki en fazla bana girer, bana siktiri geçekene kadar başkasını dürter. Peki ya, 75-80 milyon kişiyi yönetme sorumlu insanların egosu? Halkı halkla kırmaktansa, halkı halka düşman etmekten, hedef göstermektense, halkın can güvenliğini sağlamak herkesin en kıymetli görevidir. Toplum olmak bu bilinci gerektirir. Ölen 205 kişi ki, sayılarının artacağına dair çok ciddi şüpheler vardır, kanları hepimizin elinden damlar ve eşleri, çocukları, anaları, babaları, danaları artık hepimizin sorumluluğundadır.

 

 

L.Alper Yelkenci

14 Mayıs 2014
madenci

Yetimköy Madeni-1

ÖLÜM BİREYSEL BİR GİDİŞTİR. AMA GERİDE KALANLARA FACİADIR.   Son haftalardaki her sabahımdan farklı olarak sigara içmek istedi canım. 2-3 arkadaşımla plazanın kafesinde keyifle sohbet edip, […]