Dedikodu Tadında Söyleşi; Ünlü Moda Tasarımcısı Erkan Eken

Dedikodu Tadında Söyleşi; Ünlü Moda Tasarımcısı Erkan Eken

erkan eken hardal

 

* Kimlere hitap ediyorsunuz?

Tasarımları; laf olsun diye taşıması değil, hissedip giyilebilen insanlara…

 

* Meslek hayatınızla ilgili yaşadığınız sorunların temeli neydi?

Kendime güvenerek girdim bu mesleğe, kimsenin dolduruşuna gelerek değil.

Bu işte menajerden, basın danışmanına kadar yanlış insanlar vardı yanımda.

Buraya kadar tek başına gelmem en büyük sıkıntımdı…

 

* Modaya, tasarıma halkın bakış açısı nasıl sizce?

Kaba tabiriyle bu işin kaymağını yiyen; bizden önceki tasarımcı jenerasyon,

halka bu işi yanlış tanıttı (lüks ve çok pahalı diye). Bu yüzünden farklı algılanıyor.

“Bir elbise yaptırmak istiyoruz ama fiyatı boyumuzu aşar” laflarını çok duyuyorum,

“emeğinin karşılığı değil ama” ları da duydum.

Halkın alışveriş yaptığı yerlerin satış fiyatları, tasarımlarımızın fiyatlarını geçiyor.

Kıyafete para harcamak değil mevzu, halkımız manevi hazı almayı bilmiyor…

 

 * Modacıyı, tasarımcıdan nasıl ayırırız?

Modacı ; yapılmış olanın rengini, şeklini değiştirip popülerleştirmek demektir.

Ünlü bir isinm imza atmıştır, ama kendini işe katmamıştır.

Ben modacı sıfatını kabul etmiyorum. Tasarımcıyım ben.

Tasarımcı fonksiyoneldir. Hayata geçirilebilir bir proje yapar.

Şov kıyafeti bile, günlük giyimde kullanılabilir olmalı,

yoksa ben onu tasarım bile kabul etmiyorum…

 

* Ülkemizde insanlar giyinmeyi biliyor mu sizce?

Şimdi şimdi, bazı gençlerin özellikle 90’lı yılların gençlerinin bir giyim tarzı var.

Daha dikkatliler. Ama türk insanında genel olarak,

“kim ne giymiş ben de ona göre giyeyim” anlayışı var. Psikoloji bu.

Bu da “Marka Manyaklığı” var “MM” diyorum ben buna.

Firmanın, hangi modellerini hangi tip insanlar için tasarladığını bilmiyorlar.

Ya olmaya çalıştıkları şekle giriyorlar ya da dikkat çekmek için bir araç olarak kullanılıyor.

Evet,  kullanılabilir moda bunun için ama tarzın olması herkese mahsus değil o ruhu taşıması lazım.

Giyinme gayreti var ama bilinçsiz…

 

* Defilelerde, bir moda tasarımcısı olarak neye dikkat edersiniz?

Öncelikle koleksiyonu, tarzı ilgimi çekmeli.

Bütününde neyi vurgulamak istemiş, nerde sıradışılığa geçmiş,

nerde pazifise olmuş ona bakarım.

Tasarımcının imzası vardır belirgin olan, ona bakarım.

 

* Peki insanlarımız yada sokaktaki adam/kadın giyinirken nelere dikkat etsin?

Kim  her ne konumda olursa olsun özellikle altını çiziyorum

kendine dürüst, aynada da samimi olsun.

Günlük yaşantısında da bir adım önde olmanın, pozitif yaşamayı ilke edinsin.

En önemlisi  farkındalık…

 

Mesela; ben balık etli biriysem, 36 beden birinin giyim kalıbına girmeye çalışmam.

Fakat bu da yüksek beden diye çirkin olduğunuzu,

Estetik değer göremiyeceğinizi göstermez.

Kendinizle barışık olmak, kötü yada zevksiz olduğunuz anlamına gelmez.

Tabii ki herkes istediğini giyinip takınabilir,

ama mesele kendini sevebilmek ve farkında olmak.

 

 

Erkan Eken’e sonsuz teşekkürler…

 

ropörtaj: ahmet özdemir